Avrupa Birliği 2050 sonrası için taşıma araçları tasarımlarını yeniledi. Avrupalı uzmanlar toplu taşımacılıkta çevreyi kirletmeden hız ve konforu yakalayan teknolojilerin desteklenmesini istedi. İşte bazıları... Sürücüsüz Kapsül Geleceğin taksisi denilen bu dört koltuklu araçlar, bugünkü otomobillerin dörtte biri enerji harcayarak, belirli rotalarda otomatik olarak hareket ediyor. Gelişmiş navigasyon ve güvenlik sistemleri kapsülleri trafiğe yakalanmadan ortalama saatte 32 km. hızla kazasız belasız hedefine ulaşmasını sağlıyor. Bir prototipi Londra Heatrow Havalimanı’nda hizmet vermeye başladı. Kapsüller 2030’da şehir içine inebilir. Zeplin Bu dev balonlar Hinderbung Faciası’ndan 70 yıl sonra yeniden gözde oldu. Çünkü zeplinler ticari uçaklardan çok daha az enerji harcıyor, dev havaalanları gerektirmiyor ve alçak irtifada uçabiliyorlar. Almanya’da NT Zeppelin firması 1000 km menzilli küçük zeplinleri ile birkaç rotada yolculara hizmet vermeye başladı...
Wild (Yaban) filmi, sırtındaki 30 kiloluk çantayla 100 günde tek başına 1800 kilometre yürüyen Cherly Strayed’in anılarına dayanıyor. Strayed hiçbir deneyimi olmadan Pacific Crest Trail adı verilen rotada, büyük bir çölü, yüksek dağları aşmıştı. Wild filmi, Reese Witherspoon’a Oscar’larda en iyi kadın oyuncu adaylığı getirdi. Cherly Strayed, 2012’nin en çok satanları arasına giren, filmle aynı adı taşıyan kitabında anılarını yadı. Bu, Kanada’nın batı kıyılarında Alaska’ya uzanan 4286 kilometrelik bir rota. Dahası, dünyada benzer uzunluk ve zorlukta onlarca patika var. Ve hükümetler, ‘maraton trekking’ meraklılarını en az 3 ay ülkede tutan bu patikaları geliştirmek, işaretlemek haritalandırmak ve rehber kitaplar hazırlamak için büyük bütçeler ayırıyor. TE ARAROA (YENİ ZELANDA) 3 bin km. Yüzüklerin Efendisi filmleri bu patikada çekildi. Rotada sönmüş bir volkan ve buzul var. Tamamı işaretli değil. Parkur üzerinde çok sayıda nehir var. Güney adasında yerleşim az. Güneydek...
Arjantin kökenli “ofis-kafe” zinciri Urban Station’ın İstanbul’daki ikinci şubesi Galata’da açıldı. Zincirin Avrupa ve Ortadoğu haklarını elinde tutan genç Türk girişimciler büyümeye kararlı. İstanbul Beyoğlu’nda, Türkiye’nin kendine has binalarından biri olan Doğan Apartmanı’nın da bulunduğu son dönemde en ‘hip’ mekânlarına ev sahipliği yapan Serdar-ı Ekrem sokağa geçen ay sıra dışı bir dükkân daha eklendi. Ama Tünel’den Kuledibi’ne uzanan sokaktaki bu dükkânın ne olduğunu bilmeyenlerin işi hemen çözmesi kolay değil. Çünkü sarı tabelasındaki “Urban Station” yazısı, vitrinindeki sepetli sarı bisiklet, kırmızı Londra tipi telefon ve boş masalar buranın ne tür bir işyeri olduğuna dair ipucu vermiyor. Kafe gibi görünüyor ancak ortalıkta servis elemanı görmek mümkün değil. İnternet kafe deseniz, masalar var ama kurulu bilgisayar yok. Çünkü burası Türkiye’de henüz bilinmeyen dünyada ise sadece dört ülkede bulunan bir “ofis-kafe”. Türkiye’de bu konseptin bilinmemesi doğal çünkü 13 bin...
Yorumlar
Yorum Gönder